TRAFİK KAZASI SONUCU ARAÇTA OLUŞAN DEĞER KAYBINA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI

İzzet PEKSOY tarafından tarihinde yayınlandı

T.C YARGITAY  4. HUKUK DAİRESİ

  1. 2008/7270
  1. 2009/2126
  1. 13.2.2009
  • ARAÇTA MEYDANA GELEN DEĞER KAYBININ TAZMİNİ TALEBİ ( Bilirkişi Raporunun Hasara İlişkin Olduğu – Taleple İlgili Olmayan Raporun Esas Alınarak Karar Verilemeyeceği )
  • TRAFİK KAZASI SONUCUNDA ARAÇTA MEYDANA GELEN DEĞER KAYBI ( Davacının Talebinin Değer Kaybına İlişkin Olduğu – Taleple İlgili Olmayan Raporun Esas Alınarak Karar Verilmesinin Hukuka Aykırı Olduğu )
  • TALEPLE BAĞLILIK İLKESİ ( Davacının Talebinin Değer Kaybına İlişkin Olduğu – Taleple İlgili Olmayan Raporun Esas Alınarak Karar Verilmesinin Hukuka Aykırı Olduğu )

ÖZET : Dava dilekçesinde; davalı yanın neden olduğu kaza sonucu davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin sigorta şirketi tarafından ödendiği; ancak, hasar nedeniyle aracın değer kaybına uğradığı belirtilerek aracın hasar görmesi nedeniyle meydana gelen değer kaybının ödetilmesi isteminde bulunulmuştur. Davacının istemi değer kaybına ilişkindir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda ise sadece araçta meydana gelen hasarın bedeli hesaplanmış; ancak, bu hasar nedeniyle oluştuğu iddia olunan değer kaybı konusunda herhangi bir belirleme yapılmamıştır. Taleple bağlı olmayan raporun esas alınarak karar verilmesi hukuka aykırıdır.

DAVA : Davacı Murat K. ve Gönül K. vekili Avukat Mehmet Emin Aktar tarafından, davalı Nayif E. ve diğerleri aleyhine 25.01.2005 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.01.2008 günlü kararın Yargıtay’ ca incelenmesi davalı Necmettin G. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.2- Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan ve araçta meydana gelen hasardan dolayı değer kaybı nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan Necmettin G. tarafından temyiz olunmuştur.

Dava dilekçesinde; davalı yanın neden olduğu kaza sonucu davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin sigorta şirketi tarafından ödendiği; ancak, hasar nedeniyle aracın değer kaybına uğradığı belirtilerek aracın hasar görmesi nedeniyle meydana gelen değer kaybının ödetilmesi isteminde bulunulmuştur. Davacı, hasar bedelinin ödetilmesi isteminde bulunmamıştır. Davacının istemi değer kaybına ilişkindir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda ise sadece araçta meydana gelen hasarın bedeli hesaplanmış; ancak, bu hasar nedeniyle oluştuğu iddia olunan değer kaybı konusunda herhangi bir belirleme yapılmamıştır. Mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen araç hasar bedelinin ödetilmesine karar verilmiştir.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 74. maddesi gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği gözetilmeyerek araçta meydana gelen değer kaybı yerine hasar bedeline karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2 ) sayılı bentte gösterilen nedenle davalı Necmettin G. yararına BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 13.02.2009 gününde oy birliği ile karar verildi.

T.C. YARGITAY HUKUK DAİRESİ

  1. 2005/827
  1. 2005/1141
  1. 7.2.2005
  • TRAFİK KAZASI SONUCU OLUŞAN HASAR İÇİN TAZMİNAT TALEBİ ( Uzman Bilirkişi Raporunda Belirtilen Kusur Oranlarına Göre Hüküm Kurulması Gereği – Değer Kaybı Talebiyle Açılan Karşı Davada Sigorta Tarafından Ödenen Meblağın İçinde Değer Kaybının Bulunup Bulunmadığının Araştırılması Gereği )
  • ARAÇTA MEYDANA GELEN DEĞER KAYBININ TAZMİNİ TALEBİ ( Trafik Kazası Sonucu Sigortanın Yaptığı Ödemenin Değer Kaybını da Kapsayıp Kapsamadığının Araştırılması Zorunluluğu )
  • DEĞER KAYBI NEDENİYLE TAZMİNAT TALEBİ ( Trafik Kazası Sonucu Sigortanın Yaptığı Ödemenin Değer Kaybını da Kapsayıp Kapsamadığının Araştırılması Zorunluluğu )
  • SİGORTANIN YAPTIĞI ÖDEMENİN DEĞER KAYBINI DA KAPSAYIP KAPSAMADIĞININ ARAŞTIRILMASI GEREĞİ ( Trafik Kazası Nedeniyle Araçta Meydana Gelen Değer Kaybı İçin Açılan Tazminat Davasında

ÖZET : Dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük yoktur. Öte yandan davalı-karşı davacı, trafik kazası sonucu aracında meydana gelen maddi hasarın sigorta tarafından ödendiğini, ödenmeyen değer kaybını talep etmiştir. Sigorta tarafından yapılan ödemenin içinde değer kaybının olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece, taraflar arasında tanzim edilen sigorta sözleşmesi getirtilip, değer kaybının sigorta kapsamı içerisinde olup olmadığı araştırılarak, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı, karşı davacı Namık Şükrü Ergin vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkili idaresindeki 35 AYZ 58 plakalı araçla, davalıya ait olan 06 RM 858 plakalı araçların karıştığı trafik kazası sonucu müvekkili aracında hasar meydana geldiğini iddia ederek, 384.500.000 TL maddi zarar ve 500.000.000 TL değer kaybı olmak üzere toplam 884.500.000 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı kusurun karşı tarafta olup, tazminat talebinin mümkün olmadığını savunarak aleyhine açılan davanın reddi ile iş bu dava dosyasıyla birleştirilen 2001/25 esas sayılı dava dosyasıyla kazadan dolayı aracında meydana geldiğini iddia ettiği 400.000.000 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu, tarafların kur oranları ve sigorta şirketlerinden almış oldukları zarar miktarı neticesinde isteyebilecekleri alacak taleplerinin olmadığı gerekçesiyle her iki davanın da reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı Namık Şükrü Ergin vekilince temyiz edilmiştir.

1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2-Davalı-karşı davacı dava dilekçesinde; trafik kazası sonucu aracında meydana gelen maddi hasarın sigorta tarafından ödendiğini, ödenmeyen 400.000.000 TL değer kaybını talep etmiştir. Sigorta tarafından yapılan ödemenin içinde değer kaybının olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; taraflar arasında tanzim edilen sigorta sözleşmesi getirtilip, değer kaybının sigorta kapsamı içersinde olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı, karşı davacı Namık Şükrü Ergin vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 7.2.2005 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

T.C. YARGITAY HUKUK DAİRESİ

  1. 2010/6426
  1. 2010/14496
  1. 2.11.2010
  • MENFİ TESPİT İSTEMİ ( Davalılar 4077 Sayılı Yasa Kapsamında Ayıplı Malın Satıcı Ve İthalatçısı Olup Garanti Süresi İçinde Meydana Gelen Ayıplardan Sorumlu Oldukları )
  • ARAÇTA OLUŞAN DEĞER KAYBININ TAZMİNİ ( Davacı Serviste Beklediği Süreye İlişkin Aracı Kullanamamaktan Oluşan Zararın Tazminini Talep Etmiş Olmakla Davacının Bu Talepleri Doğrultusunda Davanın Kabulü Gerektiği )
  • AYIPLI MAL SATIŞI ( Menfi Tespit İstemi – Davalılar 4077 Sayılı Yasa Kapsamında Ayıplı Malın Satıcı Ve İthalatçısı Olup Garanti Süresi İçinde Meydana Gelen Ayıplardan Sorumlu Oldukları )

ÖZET : Dava, menfi tespit istemidir. Davacı, satın aldığı araçta oluşan motor arızası ayıbı ve bir yıl içinde araçta oluşan dörtten fazla ayıptan ötürü terditli olarak ileri sürdüğü taleplerle eldeki davayı açmıştır. Bilirkişi vermiş olduğu rapor ile, bir yıl içinde dörtten fazla farklı arıza şartının oluşmadığını, ancak meydana gelen motor arızasının imalat hatası olup kullanımdan meydana gelmediğini, her ne kadar arızanın orijinal parçalarla tamir edilmiş ise de, araçta değer düşüklüğü meydana getirdiğini, yine aracın tamiri için serviste beklediği süre için davacının günlük 75 TL zararı oluştuğunu belirtmiştir. Davalılar, 4077 sayılı yasa kapsamında ayıplı malın satıcı ve ithalatçısı olup garanti süresi içinde meydana gelen ayıplardan sorumludurlar. Davacı, dilekçesi ile de araçta oluşan değer kaybının tazmini ile serviste beklediği süreye ilişkin aracı kullanamamaktan oluşan zararın tazminini talep etmiş olmakla, davacının bu talepleri doğrultusunda davanın kabulü gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı Doğuş A.Ş avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı, bayi olan davalı Dicle Oto Ltd.Şti’nden 29.9.2006 tarihinde davaya konu aracı satın aldığını, diğer davalı Doğuş Oto AŞ.’nin de aracın ithalatçısı olduğunu, aracı satın aldıktan sonra aradan bir ay geçmeden arıza yaptığını, 30.10.2006 tarihinde Balıkesir’de bulunan yetkili servise aracı götürdüğünü, arızanın ilk başta anlaşılamadığını, daha sonra yağ lambasında arıza olduğu söylenerek komple motorun indirildiğini, aracın henüz daha onbin km de dahi olmadığını, bir aydan fazla bir süre aracın yetkili serviste kaldığını, aracın Kasım ayı sonunda teslim edildiğini, arızaların halen devam ettiği gibi araçta dörtten fazla ayıp meydana geldiğini belirterek aracın yenisi ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin iadesi, bu da mümkün değilse araçtaki motor arızasından dolayı oluşan değer düşüklüğünün verilmesi ve 1 ayı aşkın süre serviste beklediği zaman diliminde beklenen faydayı sağlayamadığı için uğranılan zararın tazminini istemiş, bilahare bilirkişi raporu alındıktan sonra 19.6.2009 tarihli dilekçesi ile aracın Dicle Oto servisinde kaldığı süre içinde aracı kullanamamaktan dolayı oluşan zarardan vazgeçtiğini, bilirkişi raporu doğrultusunda değer kaybı ile birlikte serviste beklediği süreye ilişkin kullanamama nedeniyle oluşan zararın tazminini istediğini beyan etmiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalılardan Doğuş Oto AŞ. tarafından temyiz edilmiştir.

1-Davacı, satın aldığı araçta oluşan motor arızası ayıbı ve bir yıl içinde araçta oluşan dörtten fazla ayıptan ötürü terditli olarak ileri sürdüğü taleplerle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, bilirkişiden rapor alınmış ve kısmen rapor benimsenmek suretiyle serviste beklemeden dolayı meydana gelen zarar ile parça değişiminden oluşan değer kaybı miktarından davalının sorumlu olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bilirkişi vermiş olduğu rapor ile, bir yıl içinde dörtten fazla farklı arıza şartının oluşmadığını, ancak meydana gelen motor arızasının imalat hatası olup kullanımdan meydana gelmediğini, her ne kadar arızanın orijinal parçalarla tamir edilmiş ise de, araçta 1.500 TL değer düşüklüğü meydana getirdiğini, yine aracın tamiri için serviste beklediği süre için davacının günlük 75 TL zararı oluştuğunu belirtmiştir. Davalılar, 4077 sayılı yasa kapsamında ayıplı malın satıcı ve ithalatçısı olup garanti süresi içinde meydana gelen ayıplardan sorumludurlar. Davacı, 19.6.2009 tarihli dilekçesi ile de araçta oluşan değer kaybının tazmini ile serviste beklediği süreye ilişkin aracı kullanamamaktan oluşan zararın tazminini talep etmiş olmakla, davacının bu talepleri doğrultusunda davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

2-Bozma nedenine göre, davalı Doğuş Oto AŞ.’nin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte belirtilen nedenle davalı Doğuş Oto AŞ.’nin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 02.11.2010 gününde oy birliğiyle karar verildi.

T.C. YARGITAY HUKUK DAİRESİ

  1. 2012/3395
  1. 2012/10426
  1. 25.6.2012
  • FAİZ ( Dava Açıldığı Sırada Talep Edilmiş Olan Miktara Dava Tarihinden İtibaren Islahla Arttırılan Miktara Islah Tarihinden İtibaren Faiz İşletileceği – Araçtaki Gizli Ayıp Nedeniyle Araçta Oluşan Değer Kaybının Tahsili Davası )
  • ISLAHLA ARTTIRILAN MİKTARA FAİZ ( Islah Tarihinden İtibaren Faiz İşletileceği – Dava Tarihinden İtibaren Faiz İşletilemeyeceği )
  • ARAÇTA OLUŞAN DEĞER KAYBININ TAHSİLİ İSTEMİ ( Dava Açıldığı Sırada Talep Edilmiş Olan Miktara Dava Tarihinden İtibaren Islahla Arttırılan Miktara Islah Tarihinden İtibaren Faiz İşletileceği )

 

ÖZET : Dava açıldığı sırada talep edilmiş olan miktara dava tarihinden itibaren, ıslahla arttırılan miktara ise ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru değildir.

DAVA : Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde dava vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Dava, satın alınan araçtaki gizli ayıp nedeniyle araçta oluşan değer kaybının tahsili istemine ilişkindir.

Davalı vekili, ayıp ihbar sürelerine uyulmadığı ve aracın ayıplı olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; dava konusu araçtaki ayıp nedeniyle değer kaybına uğradığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.000 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava açıldığı sırada 5.000 TL talep edilmiş olduğundan, bu miktara dava tarihinden itibaren, ıslahla arttırılan 2.000 TL’lik miktara ise ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davah yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.06.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.

T.C. YARGITAY  17.Hukuk Dairesi
Esas: 2010 / 2958
Karar: 2011 / 87
Karar Tarihi: 18.01.2011
ÖZET: Mahkemece, tazminat hesabı yapılırken değer kaybı ve ulaşım giderinin kusur oranına göre talep edildiğinin gözetilmesi gerekir.(1086 S. K. m. 74, 388)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı k.davalı ve davalı M. B. U., Halteks Kumaş Konf. San. Taah. San. .Tic. Ltd. Şti.-K. Davacılar tarafından, temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın müvekkiline ait araca çarpması nedeniyle araçta 11.130 TL. hasar bedeli, 2.000 TL. değer kaybı belirlendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 8500 TL. hasar bedeli, 1.250 TL. değer kaybı ve 250 TL. ulaşım gideri olmak üzere 10.000 TL. kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini, sigorta şirketinin maddi hasardan sorumlu tutulmasını talep etmiş, ıslah dilekçesi ile değer kaybı talebini 1.500 TL., ulaşım gideri talebini 720 TL. olarak ıslah etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar vekili kusur oranının kabul etmediklerini, davalıya ait araçta meydana gelen 710,99 TL. hasar bedelinin 10.8.2007 tarihinden yasal faizi ile davacı karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekilinin karşı davanın süresinde olmadığı itirazı üzerine, karşı davanın tefrikine ve yeni esasa kaydına karar verilmiş ve bu dosya ile birleştirilmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; asıl davanın kısmen kabulü ile davacının talebi gözetilerek 8.040 TL. olay tarihinden yasal faizi ile birlikte davalılar Halteks Kumaş Kon. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. ve M.B.U.’dan tahsiline, birleştirilen davanın kısmen kabulü ile 177,75 TL. tazminatın 10.8.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davacı-karşı davalı M.K.’ten tahsiline karar verilmiş hüküm davacı-k.davalı ve davalı M.B.U. ve Halteks Kumaş Kon. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.-k.davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, temyiz eden taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı TEB Sigorta A.Ş hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava olduğu halde bu davalı hakkında HUMK.’nun 388. maddesine aykırı şekilde olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiştir
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ve davalının tam kusurlu olduğunu belirterek 8.500 TL hasar bedeli, 1.250 TL değer kaybı ve 250 TL. ulaşım gideri talebinde bulunmuştur. Mahkemece davalının kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurunun bulunduğu, 2.000 TL. değer kaybı ve 960 TL. ulaşım gideri belirlenmiş, davacı vekili kusur oranına göre değer kaybı talebini ve ulaşım gideri talebini ıslah etmiştir.
Bu durumda, mahkemece, tazminat hesabı yapılırken değer kaybı ve ulaşım giderinin kusur oranına göre talep edildiği gözetilmeden yeniden kusur oranına göre indirim yapılması doğru olmadığı gibi, yargılama giderlerinden olan tespit dosyası giderlerinin davanın kabul ve red oranına göre davalılardan tahsiline karar verilmemesi de isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-k.davalı vekili ve davalı M.B.U. ve Halteks Kumaş Kon. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.-k.davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüne, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-k.davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 18.01.2011 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

T.C YARGITAY 4. Hukuk Dairesi
Esas : 2001/4982
Karar : 2001/9209
Tarih : 08.10.2001
KARAR METNİ :
Davacı-karşı davalı ….. vekili tarafından, davalı-karşı davacı …… aleyhine 28/2/1997 ve 20/3/1997 günlerinde verilen dilekçe ile trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat dava ve karşılık dava ile istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davaların kısmen kabulüne dair verilen 21/12/2000 tarihli kararın Yargıtay´ca tetkiki davalılar ve karşı davacılar vekili Av.F tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
4. Hukuk Dairesi 2009/8768 E.N , 2009/12242 K.N.
İlgili Kavramlar
AYIPLI MAL
İçtihat Metni
Davacı S… G… vekili Avukat K… Y… tarafından, davalı İ… Grup Ltd. Şti. (İ… Grup A.Ş) aleyhine 03/12/2007 gününde verilen dilekçe ile ayıplı malın misli ile değişimi veya bedelinin iadesinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle tazminatın tahsiline dair verilen 02/04/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 03/11/2009 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı şirket vekili Avukat O… Ö… ile karşı taraftan davacı asil S… G… geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, ayıplı malın misli ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde ayıplı mal bedelinin ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece mal bedelinin ödetilmesi isteminin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı, davalı şirketin Türkiye Distribütörü olduğu T… İ… Sedan Comfart marka, 2006 model aracı satın aldığını, araca servis tarafından plaka takılırken belirlenen sağ arka üst cam kenarındaki çöküklük, sağ arka çamurluktaki eğiklik ve boya birikintisi nedeniyle aracın ayıplı olduğunu, davalı tarafın kendisine tazminat önerdiğini; ancak, araç onarılsa bile araçta değer kaybı olacağını belirterek aracın yenisi ile değiştirilmesini, bu istem kabul edilmezse ödediği bedelin faiziyle alınmasını istemiştir.
Davalı ise, davacının yasal sürede ayıp ihbarında bulunmadığını, belirlenen çökme, boya ve hasarın davacının kullanımından kaynaklanmış olabileceğini, araçta üretim hatası olmadığını, bedel iadesi veya değişim koşularının oluşmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkeme, araç üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmış, saptanan ayıplar nedeniyle araçta değer kaybı olacağı; ancak, bu ayıpların araçtan yararlanmaya engel oluşturmayacağı, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereği araçtaki değer kaybının davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda, davacının yeni aldığı aracın sağ arka tavan ile arka cam birleşim yerinde çok hafif bir ezilme ve sol arka çamurlukta hasar olduğu, bunlardan sağ arka tavan ile arka cam birleşim yerinde meydana gelen ezilmenin, fabrikadaki üretim sırasında, diğer kusurunun ise fabrikadan bayilere dağıtım için taşındığı aşamada meydana olabileceğini, ilk hasarın gizli ayıp, ikinci hasarın ise açık ayıp niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Bilirkişi raporundaki bu belirlemelere göre araçta gizli ayıp olduğu ve 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Yasa’nın 4. maddesinde belirtilen ayıp niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacının aracın değiştirilmesi isteminin kabul edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile istekten başka bir şeye karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/11/2009 gününde oy birliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi
E: 2004/6128
K: 2005/2898
T: 28.3.2005
• ARAÇTA MEYDANA GELEN ARAÇ HASARI VE DEĞER KAYBI
• GERÇEK ZARAR KAPSAMI
• ÖLÜM VEYA CİSMANİ ZARAR
• ARAÇTA MEYDANA GELEN ARAÇ HASARI VE DEĞER KAYBI
• GERÇEK ZARAR KAPSAMI
• ÖLÜM VEYA CİSMANİ ZARAR

ÖZET : Davacıya ait araçta meydana gelen araç hasarı ve değer kaybı gerçek zarar kapsamında ise de, aracın tamiri süresince çalıştırılamaması nedeniyle oluşabilen kazanç kaybı veya ikame araç gideri trafik sigortası kuvertürü dışındadır. Zira, hasar veren aracın trafik sigortacısı olan bu davalı, dava dışı işletenin 2918 sayılı KTK.nun 85/1 nci madde hükmünde yazılı hukuki sorumluluğunu aynı Kanun’nun 91/1 ncı maddesi uyarınca üstlenmiş olup, gerek 85/1 nci madde hükmü, gerekse zorunlu trafik sigortası poliçesi genel şartlarının 1 nci madde hükmü, ölüm veya cismani zararlar yanında ancak bir şeyin zarara uğraması halinin teminat kapsamında olduğunu öngörmüş bulunmaktadır. Diğer anlatımla, aracın uğradığı hasar teminat kapsamında kalırken, aracın sigorta ettireni malikin kazanç kaybı, ikame araç gideri teminat dışında kalmaktadır.

17. Hukuk Dairesi 2007/3294 E., 2007/2932 K.

ISLAH

MADDİ HATANIN MAHALLİNDE DÜZELTİLMESİ

TAZMİNAT DAVASI

YASAL FAİZ

“İçtihat Metni”

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı Daniela . vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: Davacı, aracında 22.877.60-YTL parça ve işçilik bedeli 5.000.00-YTL değer kaybı, 3.000.00-YTL ulaşım gideri olmak üzere toplam 30.877.60-YTL’lik hasar meydana geldiğini, davalı araç sürücüsünün olayda tam kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000.00-YTL’nin olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketi yönünden limitle sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.Davacının diğer davalılarla birlikte kendi aracının kasko sigorta şirketi hakkında açtığı dava tefrik edilerek mahkemenin 2005/72-399 sayılı dosyasında karar bağlanmış, temyiz edilmeden kesinleşmiştir. Davalılar davaya cevap vermemişlerdir. Davacı vekili 8.5.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep edilen 5.000.00-YTL değer kaybına ilaveten aracın tamirde kaldığı süre içinde kullanılamamasından dolayı 3.000.00-YTL ulaşım gideri yönünden müddeabihi arttırarak toplam 8.000.00-YTL olarak davayı ıslah edip 5.000.00-YTL’lik kısım için olay tarihinden, 3.000.00-YTL’lik kısım için ıslah tarihinden yasal faiz işletilerek davalılardan tahsilini istemiştir.Mahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporuna göre A…Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın reddine, davalı Daniela .ve Mehmet . hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 1.200.00-YTL ulaşım giderinin 8.5.2005 ıslah tarihinden, 2.500.00-YTL değer kaybının dava tarihi olan 13.12.2004 tarihinden işleyecek yasal faizi ile bu davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı Daniela .tarafından temyiz edilmiştir.1- Hüküm fıkrasının 2.bendinde ve kısa kararda “2.500.00-YTL’sine kaza tarihi olan 13.12.2004 tarihinden itibaren” yerine sehven “dava tarihi olan 13.12.2004 tarihinden itibaren” yazılması maddi hatadan kaynaklanıp, mahallinde düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davalı Daniela .’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.3- Davacı 20.12.2004 havale tarihli dava dilekçesinde davalı aracın malik, sürücü ve ZMMS şirketi yanında kendi aracının kasko sigorta şirketi olan R. Sigorta A.Ş. hakkında da dava açmış, mahkemece davanın konuları farklı olduğundan 1.3.2005 tarihli ara kararı ile R. Sigorta A.Ş. hakkındaki dava tefrik edilerek mahkemenin 2005/72 esasına kaydedilmiş, kusur ve hasar yönünden 2.9.2005 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek 8.12.2005 tarihinde davanın kabulü ile toplam 22.877.60-YTL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.Eldeki davada kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılmadan tefrikten sonra 2005/72 esas sayılı dava dosyasında 2.9.2005 tarihinde düzenlenen bilirkişi kurulu raporu esas alınmıştır. Anılan rapor o dosyada taraf olmayan ve açıkca raporu kabul beyanı bulunmayan davalıları bağlamaz. Bu nedenle mahkemece İTÜ ya da Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kuruluşlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan kusur konusunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle maddi hatanın mahallinde düzeltilmesi mümkün olduğundan bozma sebebi yapılmamasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı Daniela yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Daniela ‘a geri verilmesine, 2.10.2007 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

17. Hukuk Dairesi 2008/2484 E.N , 2008/4216 K.N.
İlgili Kavramlar
TEMERRÜT
HAKSIZ FİİL
FAİZ

Özet Haksız fiillerde borcun muaccel hale gelmesi için ihtar gerekmez. Bu durumda, davacı tarafın Islah yolu İle talep ettiği tazminata kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.
İçtihat Metni Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline ait kooperatif bahçesinde park halinde bulunan araca davalı sigorta şirketine trafik sigortalı aracın tam kusurlu çarparak hasar verdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 6.000 YTL hasar ve değer kaybı bedelinin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, daha sonra bu talebini ıslah ederek toplam 10.987 YTL tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı vekili cevabında, sorumluluklarının poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, ancak kazanın KTK’ nın 2. maddesinde sayılan yerler dışında meydana geldiğini, bu nedenle hasarın ZMMS poliçesi kapsamında olmadığını, keza değer kaybı ve gelir kaybının da ZMMS poliçesi kapsamında olmadığını, kaza tarihinden faiz istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece sübut bulan davanın kısmen kabulü ile toplam 10.986.10 YTL tazminatın 6.000 YTL’sine 18.05.2006 dava tarihinden, 4.986.10 YTL’sine ise 09.11.2007 ıslah tarihinden yasal faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Davacının temyizi, faiz başlangıç tarihine ilişkindir. Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup, tazminat borcu haksız fiil tarihinde muaccel olur. Başka bir ifade ile haksız fiillerde borcun muaccel hale gelmesi ihtarı ge-rektirmez. Bu durumda, davacı tarafın ıslah yolu ile talep ettiği tazminata da, talep ettiği gibi kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Keza, davacının ıslahtan önce talep ettiği tazminata da talebine itibar edilerek kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği halde yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.2- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli görülmemiştir.

Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün (BOZULMASINA) ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22.09.2008 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
17. Hukuk Dairesi 2006/563 E., 2006/2008 K.

MADDİ TAZMİNATIN HESABI

“ÖZET”

MAHKEMECE HESAPLANAN TAZMİNAT MİKTARINDAN KUSUR İNDİRİMİNDEN SONRA, SİGORTA ŞİRKETİ TARAFINDAN YAPILAN ÖDEMENİN MAHSUBU GEREKİRKEN, AKSİ SIRA UYGULANARAK FAZLA TAZMİNATA KARAR VERİLMESİ DOĞRU DEĞİLDİR. AYRICA, KARŞI DAVACILAR ARACI HASARLI SATMIŞTIR. ARACIN HASARLI SATILMASI NEDENİYLE İŞÇİLİK MALİYETİNİN ZARAR KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMEMESİ VE EKSİK İNCELEMEYE DAYALI HÜKÜM KURULMASI DA YERİNDE DEĞİLDİR. MAHKEMECE, ARACIN MEVCUT HASAR DURUMUNA GÖRE İŞÇİLİK MALİYETİ KONUSUNDA ALINACAK EK RAPOR SONUCUNA GÖRE KARAR VERİLMESİ GEREKİR.

“İçtihat Metni”
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı dâvanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı, davalı karşı davacılar ve karşı davalı R… Sigorta AŞ. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirkete ait Mehmet’in sevk ve idaresindeki 34 … 9022 plakalı aracıyla müvekkiline ait 34 … 060 plakalı aracına çarptığını, davalı A… Sigorta AŞ’nin 5300.00 YTL’sı ödeme yaptığını belirterek hasar değer kaybı ve araç mahrumiyeti olarak 2.500.00 YTL’sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek %64 avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 04.04.2005 tarihli ıslah dilekçesiyle 2.000.00 YTL’lik hasar miktarını 1.566.247.846 TL’sı arttırmış müvekkilinin kusursuz olması nedeniyle karşı davanın reddini savunmuştur. Davalı, karşı davacılar vekili, kusur oranı ve hasar miktarını kabul etmediklerini, ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini, müvekkiline ait 34 … 9022 plakalı araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı tazminatı olarak 30.966.000.000 TL’sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek %70 reeskont faiziyle davacı ile aracını sigortalayan R… Sigorta AŞ’den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davalı A… Sigorta AŞ vekili, davalıya ait aracın müvekkili şirkete trafik ve kasko poliçeleriyle sigortalı olduğunu toplam limitin 7.000.000.000 TL’sı olduğunu davacıya 5.314.000.000 TL’sı ödendiğini, bakiye limitin 1.686.000.000 TL’sı olduğunu kazanç kaybı ve değer kaybının poliçe kapsamı dışında olması nedeniyle davanın reddini savunmuştur.

Davalı R… Sigorta AŞ vekili, dava dilekçesinde müvekkili şirketin davacı olarak gösterildiğini, bu yönden dilekçenin açıklanmasını istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince davaların kısmen kabulü ile 3.566.247.846 TL’sı tazminatın davali ve karşı davacıdan tahsili ile davacı Mehmet’ e verilmesine, davalı A… Sigorta AŞ’nin poliçe limiti bakiyesi olan 886.00 YTL ile sorumlu tutulmasına, karşı dava yönünden 5.720.616.552 TL’si tazminatın davacı ve karşı davalı Mehmet’ten tahsili ile davalı karşı davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine, karşı davalı R… Sigortanın 1200 YTL’sı poliçe limitiyle sorumlu tutulmasına, tazminat miktarına olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davacı, davalı karşı davacılar ve karşı davalı R… Sigorta AŞ vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı ….. vekilinin temyiz itirazları yönünden;

1-Karşı davacının zararı yönünden; Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirlenen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında ve faiz yönünden tüm davalıların olay tarihinden itibaren sorumlu tutulmasında temyiz edenin sıfatına göre bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davalının aracını trafik ve ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalayan davalı A… Sigorta AŞ’nin poliçe limit toplamı 7.000.000.000 TL’si olup 5.314.000.000 TL’si ödeme yapmıştır. Anılan şirketin bakiye sorumluluk miktarı 1.686.000.000 TL’si olduğu halde 686.000.000 TL’si ile sorumlu tutulması isabetli görülmemiştir.

3-Karşı davanın davalısı R… Sigorta AŞ’nin karar başlığında adının yazılmaması doğru değildir.

Davalılar, karşı davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

4-Davacının araç hasarı yönünden: Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük yok ise de, hesaplanan tazminat miktarından kusur indiriminden sonra sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubu gerekirken, aksi sıra uygulanarak fazla tazminata karar verilmesi isabetli görülmemiştir.

5-Karşı davacılar aracı hasarlı halde satmıştır.

Aracın hasarlı satılması nedeniyle işçilik maliyetinin zarar kapsamında değerlendirilmemesi ve eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması da isabetli görülmemiştir. Mahkemece aracın mevcut hasar durumuna göre işçilik maliyeti konusunda alınacak ek rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

6-Davalı R… Sigorta AŞ vekilinin temyiz itirazları yönünden:

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda (1) ve (6) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı, karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı (karşı davacılar), (4) ve (5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı (karşı davacılar) yararına usul ve yasaya uygun bulunmaması nedeniyle (BOZULMASINA) ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 15.03.2006 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

ÖZET : Dava trafik kazasından doğma tazminat isteği olup mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak davacıya ilişkin araçta değer kaybı olmayacağı benimsenmiştir. Oysa davacının olaydan sonraki mal varlığının değeri, zarar verici olayın meydana gelmemesi halinde değerinden daha az ise, zarar var demektir. Gerçekten bir şeyin tahrip edilmesi veya zarar görmesi halinde nesnel zararı tayin etmek için kural olarak objektif değeri esas almak gerekir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2- Sair temyiz itirazlarına gelince; Dava trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı-karşı davalı, döner kavşakta davalı U.A´nın kullandığı araç ile, motorsikletine çarpması sonucu yaralandığını belirterek, yaralanma sebebi ile yaptığı tedavi giderleri, kazanç kaybı ve motorsiklet hasar bedeli ile manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı-karşı davacılar ise, davanın reddi ile araçta meydana gelen hasar bedelinin karşı davacı A. A´ya ödenmesinin istemişlerdir. Yerel mahkemece, 10.12.1997 günlü bilirkişi raporu benimsenerek davacı-karşı davalı A. Uzun ve davalı-karşı davacı U.A açısından istemlerin kısmen kabulüne, karşı davacı A. A açısından davanın reddine karar verilmiştir. Karar davalı-karşı davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

Karşı davacılardan A. A aracın işleteni, U. A ise sürücüsü konumundadır. Her iki kişinin talep konusu itibarı ile birlikte dava açmalarında kanuni bir engel bulunmamaktadır. Şu halde karşı davacı A.A´nın da yararına hüküm kurulması gerekirken, hükümde hiç bahsedilmeyip gerekçede davasının reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

3- Dava trafik kazasından doğma tazminat isteği olup mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak davacıya ilişkin araçta değer kaybı olmayacağı benimsenmiştir. Oysa davacının olaydan sonraki mal varlığının değeri, zarar verici olayın meydana gelmemesi halinde değerinden daha az ise, zarar var demektir. Gerçekten bir şeyin tahrip edilmesi veya zarar görmesi halinde nesnel zararı tayin etmek için kural olarak objektif değeri esas almak gerekir.

Bu ise mübadele (rayiç) değeridir. Davaya konu olan olayda davacıya ilişkin araç 55.460.390 TL. harcanmasını gerektirecek derecede hasara uğramıştır. Bu halde sözü edilen aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir. Zararı tazminle yükümlü olan kimse, tazmin borcunu doğuran eylemin meydana gelmesinden önceki durumu iadeye mecburdur. Bu ilke, zarar, ister haksız eylemden doğsun, isterse sözleşmeye aykırı hareketten meydana gelsin, aynen uygulanır.

O durumda mahkemece yalnızca aracın yaşını gözeterek değer kaybı olmayacağını belirten bilirkişi raporuna dayanılıp, bu kalem isteğin reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.

SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarıda (2 ve 3) no.lu bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen sebeplerle reddine ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 8/10/2001 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

YARGITAY 3.Hukuk Dairesi

ESAS NO       : 2011/14703

KARAR NO  : 2011/14796 

KONU            : MADDİ TAZMİNAT, TALEPLE BAĞLILIK… (6100 S. HMK 26. maddesi.)

Dava dilekçesinde 2.500,00 TL maddi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı  tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi  içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Dava, davacının park halindeki aracının üzerine davalıya ait reklam tabelasının düşmesi nedeniyle uğranılan araç hasarı istemine ilişkindir.

Davacı dava dilekçesinde aracın değer kaybını istememiştir. Mahkemece, 18.04.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre belirlenen 1.220,00 TL araç hasarı ile 400,00 TL değer kaybı toplamı 1.620,00 TL maddi tazminatın kabulüne karar verilmiştir.

(Burada dikkat edilmesi gereken husus, araç değer kaybının talep edilmemesine rağmen mahkemece bilirkişi raporuna göre değer kaybı tazminine hükmedilmesi)

Mahkeme 6100 sayılı HMK 26.maddesine (HUMK 74) göre tarafların talep sonuçları ile bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Şu durumda değer kaybı istenmediği halde hüküm altına alınması bu ilkeye aykırı bulunduğundan bozmayı gerektirmiştir.

(Değer kaybı talep edilmediği için mahkemece değerlendirilen bu kayıp iptal edilmiş)

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’ nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2011 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Saygılarımla

Av. İzzet PEKSOY

GSM: 0532 480 05 96

Ofis: 0212 542 73 38

Kategoriler: GenelTAZMİNAT HUKUKU

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir