ARAÇ DEĞER KAYBI HAKKINDA YARGITAY KARARI

İzzet PEKSOY tarafından tarihinde yayınlandı

T.C. YARGITAY
23. Hukuk Dairesi
Esas No:2016/4386
Karar No:2017/1349
Karar Tarihi: 04.05.2017
Yargıtay Kararı
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı
davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davalı vekilince
temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl davada davacı vekili,15.07.2000 tarihinden beri kooperatife üye olan müvekkilinin 16.06.2003
tarihinde villanın tapusunu ve fiilen devrini aldığını, 19.06.2004 günü genel kurul toplantısında site
yönetimine geçildiğini, tarafına teslim edilen villanın hatalı ve kusurlu olduğunun … Sulh Hukuk
Mahkemesi’nin 20.09.2006 ve 07.11.2006 tarihli dosyada tespit edildiğini, durumu site yönetimine
bildirdiğini ve villayı kullanamadığı için kendisinden elektrik ve su faturası istenmemesini talep ettiği,
villanın günlük kiraya verilerek gelir getirdiğini fakat hasarlı olması nedeniyle villasını kiraya
verememekten dolayı zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 14.266,00 TL tazminatın tahsilini talep
ve dava etmiş, ıslah yoluyla talebini 24.902,31 TL artırmıştır.
Asıl davada davalı vekili, kooperatifin henüz tasfiye edilmemiş olması nedeniyle davanın kooperatif
başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, teslimden dört sene sonra dava açtığını, kooperatif genel kurul
kararı ile iç imalatların ortaklara bırakıldığını, müvekkilinin sorumlu olmayacağını, ayrıca eksik ve
hataların üç ay içinde kooperatife bildirilmesi gerektiğini, fakat davacının bunu yapmadığını
savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, villanın eksik ve ayıplı olduğunu ileri sürerek, 3.000,00 TL taşınmazdan
yararlanılmadığından kâr mahrumiyeti, yıkılması halinde yıkım ve projeye uygun hale getirme masrafı,
yıkılmazsa değer kaybı olarak 6.000,00 TL ile fiili teslim tarihinden bu yana kâr mahrumiyeti 1.000,00
TL’nin ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; alacak davasının
taşınmaza ilişkin olduğu, dava açma süresinin on yıl olduğu fakat olayda mağduriyetin süreklilik
arzettiği gözönünde bulundurulduğunda davanın süresinde açıldığı, davacının davalı kooperatiften
satın aldığı villanın ayıplı olduğu ve davacının bu nedenle mağdur olduğu gerekçesiyle, davanın
kısmen kabulü ile tazminat talebi bedeli olan 14.266,00 TL’nin dava tarihinden, 12.732,31 TL’nin ıslah
tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, asıl davada davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Mahkemece, HMK’nın 297. maddesi uyarınca her bir dava ile ilgili ayrı ayrı hüküm kurulması
gerekirken, birleşen dava gerekçeli karar başlığında gösterilmediği gibi hüküm fıkrasında da asıl ve
birleşen dava ile ilgili ayrı ayrı hüküm kurulmamış olup anılan yasa maddesine aykırılık nedeniyle
hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre, asıl davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek
görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün re’sen BOZULMASINA, (2)
numaralı bent uyarınca asıl davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer
olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde
karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Saygılarımla,

Fazlı ERÇIKTI
GSM: 0531 882 92 34

Kategoriler: Genel

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir